Yetersizlik Hissi & Koç Dolunayı
- Esra Şenol

- 5 Eki 2025
- 3 dakikada okunur

Koç Dolunayı'na doğru giderken bir yetersizlik hissi çökmüş olabilir yüreğimize. Tamamlanmayı anlatır dolunaylar ancak konu Koç Dolunay'ına geldiğinde ay Balık'tan büyüyerek geçerek ve kendimizi nelere feda ettiğimiz, enerjimizi nelere boş yere harcadığımız gibi konularda bir muhasebe yaptırır genel olarak. Dolunay Koç'a ulaşmaya yakın önce Satürn'ün darlamasına maruz kalıp “Sen zaten bugüne dek ne yapabildin, neyi inşa edebildin ki bırak kandine dair, insanlığa katkın bile olmadı” sonrasında da Neptün'ün hayal kırıklığı ile içi dolacak birde. Başlangıcı arzularız, bitsin kapansın neyse bu sinir bozucu hareketsiz süreç deriz. Nitekim kurtulmak istediğimiz o duygular, düşünceler büyüyerek karşımıza çıkacaktır ve bundan haberdar değilizdir. Bunun en büyük tetiklenmesi de 7 Ekim'e yaklaşırken buhranla yaşadığımız yetersizlik hissi. Konu yükselen burçlarınıza göre değişecektir, Yükselenlere göre kabaca yetersizlik hislerini sıralayacak olursak, Koç; kendiyle ve çevresiyle ilgili yetersizlik, Boğa; gölgeleriyle buluşma ve bilinçaltında ki blokajlardan kurtulma konusunda yetersizlik, İkizler; gruplar arkadaşlıklar içinde kendi gösterme, istekleri ve hayallerini gerçekleştirememe konusunda yetersizlik, Yengeç; kariyer, medeni durum ve topluma görünür olma konusunda yetersizlik, Aslan; inançlar, yurtdışı konular ve bilgi düzeyinde yetersizlik, Başak; başkalarından destek alabilme, miraslar ve kriz yönetimi konusunda yetersizlik, Terazi; eş ve ortaklar konusunda yetersizlik, Akrep; sağlık, düzen ve günlük rutinler konularında yetersizlik, Yay; sahneye çıkma, çocuk sahibi olma/yetiştirme veya yaratıcılık konularında yetersizlik, Oğlak; aile, ev konularında yetersizlik, Kova; yakın çevre, kardeşler ve iletişim konusunda yetersizlik, Balık; para, özdeğer ve yetenekler konularında yetersizlik. Tabi bunlar ana manşetler harita özelinizde detaylanacaktır. Yetersizlik hissi doğuştan gelen bir duygu değildir. Başkalarına bağlı olarak koşullu değer algısından kaynaklanır. Öyle ki bu dolunay tam da 7. evde gerçekleşiyor çünkü Terazi yükseliyor. Daha çocukken ebeveynimizn ya da sevdiklerimizin biz bir şeyleri başardığımızda ya da tabiri yerindeyse onların gönüllerini eğlediğimizde bize sarılması, aferin demesi, sevgi, beğeni göstermesinden kaynaklanıyor. İstiyoruz ki hep bir şeyler verebilelim, iftihar kaynağı olalımı, mutlu edelim de sevgiyi, onayı, değeri hak edelim. Yetersizlik bir sevilmeme meselesidir, çünkü kendi değerimizi ölçmemiz de yapabildiklerimize bağlanmaktadır eleştirel zihnimiz tarafından. Öyle ki ilişkilerimiz de somut eleştiriler ve anlaşmazlıklarla da ortaya çıkar halbu ki asıl çatışma yapamadıklarımızdan değil, değerlerimiz ve idealize etmelerimizden çıkmaktadır. Gerçek benliğimiz ile idealimizde benliğimiz arasında uçurumlar vardır ve kendimizi hata yapan, sınırlı yetenekleri olan veya kırılgınlıkları olan biri olarak kabul etmemiz çok zordur. İdealimizde ki biz yani sözde olmamız gereken kişi başarılı, güçlü, dengeli ve sevilen biri olmak. Zihin bu ikisi arasında ki farkı başarısızlık, yetersizlik olarak algılar. Çok bilmiş boş konuşan zihnimiz bir de kıyaslama yapmayı pek bir sever. Kendi başarılarını görüp onurlandırmaktansa “Benim dışımda herkes daha iyi” inancına saplanıp kalır hele ki özdeğer algısı gelişmemiş biri isek. Mecburen değerini ölçtürmek için kendini yine dış onaya teslim eder. İçte değersizlik arttıkça, dıştan gelen darbeler de artar böylelikle beyin her tükenmişlikte “Ben yetersizim” çıkarımına inanıp takılıp kalır. Yetersizlikten kurtulmanın en önemli adımı kendimizi olduğumuz gibi kabul etmek ve şu anda kaç yaşındaysak kendimizi o yaşa kadar bu halimizle getirebildiğimiz için onurlandırmaktır. Demek ki bu yaşa kadar hayatta kalabildik tüm koşullanmalara ve zorlu koşullara rağmen, ikinci adım ise zihnimizi susturmayı ve kendi kendini manipüle etmesine izin vermemeyi öğrenmek. O ağlayan bir çocuk gibi çünkü. Üçüncü adım en küçük başarımızı bile onurlandırmayı bilmek, belki çocukken çok güzel şarkı söylerdiniz, top oynardınız veya resimler yapardınız, yetişkin halinize gelelim ki; geçen haftalarda bir gün yaptığınız makarna efsane olmuştu afiyetle dizi izlerken yemiştiniz, sokakta ki canlara artan taze makarnayı da dağıtıp karınlarını doyurdunuz onların kahramanı oldunuz belki, ilk defa denediğiniz bir tamiratı kendi başınıza belki küçük bir hile yaparak (kırıp yapışkanla yapıştırmak gibi) derme çatma da olsa kullanılabilir hale getirdiniz, veya yanlışlıkla bir işi berbat ettiniz ama yine de hayattasınız Dünya batmadı sizi yüzünüzden, bu küçük başarılarınızı hatırlayıp kendinizi onurlandırın bu ego değil kendinize güven üretir. Ben de yazılarımı yazarken yüzlerce yazım hatası yapıyorum ama o yazıları keyifle tamamlayabildiğim için kendimi onurlandırıyorum :). Yetersizlik idealize ettiğimiz benlikten gelir yani Neptün'den. Neptün hem kurban eder hem de hayal kırıklığı yaratır bu aklınızın bir kenarında dursun. Elbette bir şeyler üretiyoruz hiç bir şey yapmasak da bir enerji üretiyoruz ama bu her zaman sürdürülebilir olmayabiliyor o halde “Ben üretmeden de değerliyim” diyebilmek köle zihniyetin sonunu getirir. Biri olmak, biriyle olmak değil, sadece var olmak ve varoluşa güvenmek hayata ve kendimize yeniden güvenle bağlanabilmeyi sağlar. Ve son olark (daha vardır da gece gece aklıma bu kadar geldi :)) “Neden beceremiyorum?” diye sorgulayan zihnimizi “Şimdi yeni neyi öğreniyorum?” şeklide kodlamak bütün kimyamızı değiştirecek, yetersizlik hissini şefkatle yer değiştirmemize yardımcı olacaktır. Öğrenme hayatımızın sonuna kadar devam eder çünkü öğrenme bitmişse hayatın sonu gelmiş demektir. Burada illa bir şeyleri başararak değer kazanmak için değil, hata yapsak da, bir şeyleri beceremesek de zaten değerli olduğumuzu hatırlamak için buradayız. Velhasıl kelam bu his de geçecek. Yetersizlik hissi nedeniyle deneyimden kaçmamalı, her gün yeni doğan güneşle birlikte bizi motive edecek küçük bir şey yapmayı veya yaşamayı yeniden denemeyi, deneyimlemeyi ve bu insan olma deneyiminin içinde olduğumuz için mutlu olmayı unutmamalıyız. Dolunay ve 15 günlük burç yorumlarını yetiştirebilirsen yayınlayacağım sizler için yetiştiremezsem canım sağolsun, öyle değil mi? Sizi seviyorum mutlu pazarlar diliyorum.
Yazının Tüm Hakları Saklıdır.
%20(1).png)





Yorumlar